11 Aralık 2011 Pazar

Göremediklerimiz...





Hafta başından beri içimdeki huzursuzluğu üzerimden atamamıştım. Ne olup bittiğini ruhumu dışarı alarak görebildim. Aklımdaki düşünceler, içimdeki kırıklıklar, umutsuzluklar hepsi bir araya toplanmış, beni benliğimden çıkarmıştı. Aslında bir rutini olması gerekiyor insanın. Sıradan ve basit şeyler. Bunların dışına çok çıkmaması gerekiyor. Ben çıktım ve hata yaptım.

Bu yaz tek başıma, geçmişimdeki izleri biraz olsun silebilecek daha yeni daha mantıklı düşünebileceğim hale getirebilecek bir tatil düşünmüştüm. Yalnızlık her yerde olsun istedim. Çünkü o kadar küstüm ki hayata, sevmemeye yemin ettim anlatması zor. Hayatım da ilk defa uzun metrajlı bir film setinin içinde bulmuş ve bu hayatımın fırsatıymış gibi oynadım. Rolümü o kadar benimsedim ki kendi hayatımı bile artık unutmuştum. Bazılarına göre yaşadığım şeyler bir insanı o kadarda bunalıma sokacak, bilmem ne kadar ilaç kullanılabilecek hayatını zindan edilecek şeyler değildi. Dışarıdan bakınca nasıl görünüyor çok merak ediyorum. İnsan bu zamanlarda her şeyini verebiliyor. Maddi ve manevi pek fazla düşünmüyor. Aslında bir yatırım yapıyorsunuz. Emek harcıyorsunuz ve karşılığında bir ürün alamıyorsunuz. Bence bir insanın en büyük mutsuzluğudur bu. Hayatımda sevdiğim kadınlardır beni ben yapan. Onlar sayesinde piştim, olgunlaştım. Biraz sevmeyi, biraz nefret etmeyi ve biraz da aşkı. Hepsi bir şeyler verdi, sonunda hak etmediklerini alıp götürdüler. Ve hiçbir zaman da gerçekte onları ne kadar sevdiğimi göremediler. Bazen düşünürüm acaba ben gerçekten çok kötü bir insan mıyım? diye. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğun da kendimi sorgularım eksik bir şey mi yaptım.. Sonra üzülürüm benim yüzümden oldu diye. Yıllarca bu hep böyle oldu. Ve o tatilde gördüğüm kız benim bu zamanlarımın son dönemine denk geldi. Artık .............yapmayacağım biri için dediğim zamana denk geldi. Aslında oturması kalkması, konuşması, sevecenliği ile inanılmaz etkilemişti beni. İşte yalnızlığımı biraz olsun paylaşabileceğim biri. Olm ben bu kızla yazışabilirim. Hani o filmlerde veya kitaplar da yazıldığı gibi anlatıldığı gibi biri. Ben ona yazardım o da bana. Belki aramızda güçlü bir bağ oluşabilir belki tekrar görüşebilirdik. Ama daha sonra benim her zaman çalışan süper ötesi beynim ne olduysa bu doğrultunun dışına çıktı. İşte duygulara yenilmek böyle bir şey. Ondan çok önceleri yani tatile çıkmadan önceki zamanlarım da nasıldı ne oldu diyor. 


İstanbul'un  insan ve araç trafiği bakımından en kalabalık olduğu bir semtinde oturuyordum. Evim çok ahım şahım bir yerde değildi ama merkezi bir yerdi. İstediğine istediğin saatte bulabileceğin bir yer. Evin yeni ve temiz olması beni cezbetti ve kiraladım. Temizlik konusunda ve böcek konusunda hassasımdır biraz :) İlk önce bir yatak aldım kendime daha sonra bir dolap. Sonra diğer eşyalar sırayla sanki benim yalnızlığıma arkadaşlık edecekmiş gibi geldiler. Bu arada eski patronumu da unutmamam lazım. Koltuk takımlarını ve kitaplığını bana verdi. Bu zamanda olan saçma sapan mobilyalar gibi değil ha, eski ve inanılmaz rahat koltuklar. Perdeler halılar sehpalar derken tam istediğim gibi bir ev olmuştu. İçinde huzurla yalnızlığımı geçirebileceğim bir yer haline geldi. Aslında o eve girdiğim de kendimi dışarıdan gelebilecek bütün kötülüklere izole etmiş gibi hissediyordum. Kitap okuyup yazarlık üzerine neler yapabileceğimi düşünüp sıkılıp biraz alkol alıp tekrardan başladığım bir çok zaman vardı bu evde. Gecenin kaçı olursa olsun eğer canım sıkılıyorsa hemen kendimi sokağa atardım. Hayat gerçekten sokaklarda. Bir sokağın içinde yüzlerce hikaye var. Bazıları yaşanmış bitmiş, bazıları hala devam ediyor. Sokağın başındaki ayakkabı boyacısı ile biraz muhabbet edip biraz ilerde masa da oturan, birasını yudumlayan şair amcaya kadar. Bazı akşamlar da tinerci arkadaşlarla geçmişten gelen anne baba kavgaları ayrılıklar üzerine söyleşi yapıyorduk. Tabi bu ortamlarda herkesin birası benden. Severdim insanların hayat hikayelerini dinlemeyi onların dertlerini, sıkıntılarını, neler yaşadıklarını, hayatlarının hangi dönemin en mutlu olduğu günü saati zamanı ve yeri öğrenmek beni onların yaşadığı zamana götürüyordu. Bir şekilde dışarıda kendimi yalnız hissetmem için gerekli bir çok done vardı. Çünkü beni kimse anlayamazdı. Seni çok iyi anlıyorum deyip kafasını aşağı yukarı sallayan abiler ablalar adamlar kadınlar oldu. Ama bir insanı anlamanız için onun içine girmeniz gerekiyor. Yani o olmanız gerekiyor. Bunu dünya üzerinde yapabilecek kimse yok. İşte o günler de C.U  çıktı karşıma. 


Hafta içi iş çıkışı yine aynı yere gittim. Her zaman takıldığım laklak yaptığım bir bar. Bir kız arkadaşım vardı H.S. Kendisi G.Ü. de okuyordu. Ve maddi anlamda sıkışık ailesinden para istemeyen hayatta kendi başına ayakları üzerinde durmak isteyen genç bir arkadaşım. İşte onun için her zaman gittiğim yere bir garson aranıyordu. Küçük ve samimi bir yer olduğundan orada onun başına bir şey gelmezdi. Bara gittiğim o gün onun için konuşacaktım. Fakat barda duran kız benden önce davranıp kızın işini çoktan kapmıştı bile. O kadar sinir olmuştum ki anlatamam. İşte o kız C.U. Daha sonraki takipler buluşmalar sonucunda birlikte olmaya başladığım kız. Hayatımı s..ken kızlardan biridir. Özellikle tutulmuş, işinde çok iyi, hayat s..cileri. Sonradan niye böyle söylüyorsun o zaman aklın neredeydi diye soranlarda var tabii. Hepsine saygı duyuyorum. Fakat şunu bilmiyorlar, insan içinde bulunduğu durumu bazen yanlış değerlendirebiliyor. Buna etki eden bir çok faktör var. İlk önceliği de duygular. Ve sevgi o kadar büyük olunca bir çok zararlı şeyi görmezden geliyorsun. Top oynamak uğruna açılan yaralar sıyrıklar gibi. O an da değilde eve gittiğindeki ağrılar kanamalar gibi. 


D.N. Yani tatilde tanıştığım sohbeti de kendi gibi güzel mail arkadaşım. Ama olmadı, duramadık. Sonumuzun geleceğini bile bile. İki kırık kalp birbirini saramaz. Bir diğeri diğerine dokunsa acıtır canını. Bizimkisi de o misal.Bundan sonraki yazılarımdan ondan çok bahsedeceğim. Çünkü hayat hikayesi beni gerçekten etkiledi. Ve onu yazacağım sizlere. Anlatması zor olan bir çok şey var hayatımda. Hayatlarınız da. Anlatmak istediğim ama yerinde bulamadığım. her şey için buradan yazacağım. 


Sevgi ve Muhabbetle

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder