22 Aralık 2011 Perşembe

Mutluluk :)

Dün doğum günümdü. Dün doğdum, bugün başladım yaşlanmaya. Hepimize olduğu gibi biraz daha yaklaşıyorum ölüme. İnsan doğum gününü niye kutlar ki? İyi ki bu dünyaya geldiği için mi. Peki geldiği bu dünyada çok mu mutlu sanki. Mutlu olanlarımız vardır. Hem de en ufak şeylerden. Hiç olmadık zaman da alınan hediye çok mutlu eder insanı. Bazen de ufak ama lezzetli bir şeker de mutlu etmeye yeter bir çocuğu. Aslında bazı zamanlarda insan mutlu olmaktan çok, mutsuzluğunun peşine düşüyor. Bu zaman da bizi mutsuz edebilecek bir çok şey var. Bunların en başında sevgisizlik geliyor. Otobüse bindiğinizde veya bir taksi fark etmez, insanların suratlarına bakıyor musunuz? Ne kadar mutsuz, herkes somurtuyor. Herkesin birbirinden farklı dertleri sıkıntıları var.

Peki ama ne yapmalıyız? Yani evet çalıştığımız şirketteki patronumuz veya bir çalışan bizi mutsuz edebiliyor. İş yerinize girdiğiniz zaman selamlaşmalar bile sahtelikten nasibini alıyor. Dışarıda zaten kimse kimseyi tanımıyor. Ev, eve giriyorsunuz herkes bir başka işle meşgul, baba elinde kumanda kanal zaplarken, anne sanki her zaman orada durmak zorundaymış gibi mutfağında. İçiniz öyle bir dolu ki mutsuzluktan, sıcak bir karşılama size çok iyi gelecek aslında. Eşiniz sizi ateşli bir öpücükle kendinize getiriyor. Mükemmel yemek kokuları burnunuza ulaşmış durumda. Sizi bu durum da mutlu eden şeyler ne kadar basit aslında değil mi.Bir yerden bir yere giderken aklınızdan geçen ama söylemek için müsait olamadığınız şarkı vardır ya hani, işte o durumda kimseye aldırmadan şarkınızı kısık bir sesle söyleyebilirsiniz. Bu sizi mutlu eder.

"Neden bu kadar karamsar bakıyorsun ki dünyaya" diyenler vardır aranızdan, inanın hepimiz böyle bakıyoruz. Birilerinden medet umuyoruz bizi sevsin diye. Birilerine güzel sözler söylüyoruz bize de söylesin diye, çok çalışıyoruz bize zam yapsın daha rahat bir hayat yaşayalım mutlu olalım diye. Sevgiliniz oluyor yakışıklı mı yakışıklı, filinta gibi maşallah yada fark etmez, öyle bir hal alıyorsunuz ki kendinizden o kadar çok ödün veriyorsunuz ki, kendi güzelliğinizi ve değerinizi unutuyorsunuz. Aslında siz dünyada ki en değerli varlıksınız. Aksini iddia eden var mı? Birilerinin bize bir şey yapmasını beklemeyelim. Kendi kendimize de mutlu olabiliriz. Nasıl mı ?Hastaneye gidin. Acile. Oraya gelen hastalara 5 dakika bakın ve derin bir nefes alın. Sağlıklı mısınız? "Evet"

Yaşınız kaç olursa olsun, nefes alıp verdiğiniz sürece mutlu olabilirsiniz. Hayatınızdaki sorunları dert olmaktan çıkarın. Bende böyle bir zaman da genellikle müzik dinlerim, kendimi müziğe bırakırım. Ama öyle beni mutsuz edecek müzikler değil. Mesela en sevdiğiniz ve kendinizi zinde hissettiğiniz bir şarkı açıp dans etmeye başlayın. Şimdi demeyin bana dans iki kişiyle yapılır diye. İşte size iki kişi, biri mutsuz diğeri de mutlu olmak isteyen iki insan.

Dün gerçekten çok mutluydum. Çünkü uzaklardan gelen bir hediye vardı. Gönderen ise eski sevgilim. Yani sevgili bile olamadık ya doğru düzgün :) Onun yüreğine her zaman güvendim. İnsanları kaybetmek evet gerçekten çok kolay ama kazanmak zor dur. Ben zor olanı seçiyorum her zaman için, biliyorum çünkü hissediyorum karşımdaki iyi bir insan. Bugün bunu yapmış olabilir ama başka bir zamanda beni ölümden de kurtarabilir. İşte öyle bir insan eski sevgilim de. Yüreğine teşekkür ediyorum. Her zaman dediğim gibi "beni ben yapan, sevdiğim kadınlardır."

Şimdi Şarkı Gelsin.


Sevgi ve Muhabbetle.
Tepkiler:

2 yorum:

  1. ...traigo
    sangre
    de
    la
    tarde
    herida
    en
    la
    mano
    y
    una
    vela
    de
    mi
    corazón
    para
    invitarte
    y
    darte
    este
    alma
    que
    viene
    para
    compartir
    contigo
    tu
    bello
    blog
    con
    un
    ramillete
    de
    oro
    y
    claveles
    dentro...


    desde mis
    HORAS ROTAS
    Y AULA DE PAZ


    COMPARTIENDO ILUSION
    ANLATMASI

    CON saludos de la luna al
    reflejarse en el mar de la
    poesía...




    ESPERO SEAN DE VUESTRO AGRADO EL POST POETIZADO DE FLOR DE PASCUA ENEMIGOS PUBLICOS HÁLITO DESAYUNO CON DIAMANTES TIFÓN PULP FICTION, ESTALLIDO MAMMA MIA, TOQUE DE CANELA ,STAR WARS,

    José
    Ramón...

    YanıtlaSil
  2. her gün yeniden başlar hayat...yaşam dünün devamı olmak zorunda değil o yüzden biraz pozitivizim iyi gelir bazen...nice mutlu yaşlara...

    YanıtlaSil