15 Aralık 2011 Perşembe

Rahatlamak...

Selam.



Dün akşam ki Beşiktaş maçından sonra sesimin yeni yeni oturmasının dışında, havanın güzel oluşu ve benim enerjik ruhumun geri dönmesi kadar güzel bir şey olamaz. Bu sabah kendi kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. Hani klasik amerikan filmlerin de ki mutlu aile tablosu yoktu ama tek başıma da ben bir aileydim. Ekmekler kızarır, omlet hazır olur sofra gayet düzgün yerleştirilmiştir ve herkes güler. Dün gece geç dönmeme rağmen sabah nasıl enerjik kalktım inanamazsınız. Sanırım dün bütün stresimi attım.

Bir de erkekler için, "futboldan başka bir şey düşünemiyorlar, tek bildikleri spor o" İnanın bana futbol olmasaydı bu ülke de kan gövdeyi götürürdü diye düşünüyorum. Tribün de yanımda ki adam nasıl bağırıyor, nasıl küfür ediyor anlatamam :) Adam da ne borç harç, ne eşiyle olan sorunları, ne ay sonu sıkıntısı falan hiç bir şey kalmadı :) Maç sonrası yakılan sigaranın keyfi de bir başkaymış, birazda terledim ama olsun :) Rahatladım.

İşte dün akşam yazamamış olmamın sebebi de Beşiktaştır. Doğdum doğalı Beşiktaşlıyım. Babaannem Üsküdar'ın boğaza bakan kısmın da oturuyordu. Manzarası muhteşemdi. Kaldığım odanın penceresinden baktığım kız kulesini ve Topkapı Sarayını çok net görebiliyordum. Küçükken ziyaretine gittiğimiz zamanlarda bana forma, flama, bayrak ve bazen de futbolcuların onunla çektirdiği resimlerini hediye ederdi. Onun yanına gitmeyi dört gözle beklerdim. Keşke hep o zamanlarda kalabilseydim. 

Bu sabah işe gelirken, dünden geç kaldığım ve patronla papaz olduğum aklıma geldi. Aslında dün geçirmiştim içimden. Kahrolsun Kapitalist düzen kahrolsun Emperyalizm :) Ruhumda var V olmak. İşe geç gelmek demek dünyanın sonu demek onlar için.  Ne olmuş yani adamın kendi özel hayatında yaşadığı buhranlar, bunalımlar var. Belki başına  talihsiz bir olay geldi. Veya ne bilim yani insan bu, başına her şey gelebilir. Neden bu kadar tepki?
Sonra geç kaldığım saatlerin dakikaların maaşımdan kesileceği söylendi. İşte bu kez içimdeki fırtınalara bir yenisi daha eklendi ve F5 tipi bir kasırgaya dönüştü. Saatteki hızını ölçemezsin bile..Fazla söze gerek yoktu. Düzen buymuş böyle olması gerekiyormuş. İçimden geçirdiğim en yüce dileklerimi kendisi için sarf ettim. 

Veeeee. Bu sabah. İşte bu sabah. Daha üzerinden kaç saat geçti ki bu sabah ya. Saat 08:55 kimse yok? Bu işte bir gariplik var lan ? En ufak elemanı aradım haberi yok. Sonra bir büyüğünü aradım ne dese beğenirsiniz;
-Abipatronkazayapmış a.q !!
-Hö ??? Kaza mı yapmış nerede nasıl?
-Abiotobangirişininordaolmuşhasarbüyükmüş a.q!!
-Anladım gelirken sigara al bana...
-Tamamabi a.q...


Şimdi sigara yakıp bir nefes alıyorum. Biraz terledim ama olsun :) Rahatladım.






Kaza yapmasını istemezdim ama demek ki ona kesilen ceza da buymuş. Bunun gibi bir çok olay var başımdan geçen. Her defasında mutlaka bir zarar geliyor. Korkuyorum kendimden bazen. Hislerim çok kuvvetli sanırım:)

Hepinize sağlıklı ve kazasız günler diliyorum.

Sevgi ve Muhabbetle.


Yine de sosyal mesaj vermeden edemiyorum :) Sigara içmeyin....
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder